+90 224 441 95 44

Okula Dönüş Heyecanı Başladı…

OKULA DÖNÜŞ HEYECANI BAŞLADI

Yılın bu zamanları hem ebeveynler hem de öğrenciler uzun yaz tatili sonrası okula dönüş heyecanı yaşarlar. Ancak covid-19 salgını nedeniyle hem 2019-2020 hem de 2020-2021 eğitim-öğretim yılında sıra dışı bir süreç yaşanmaktadır. 21.Eylül.2020 tarihinde okulların açılıp açılamayacağı henüz belirsizliğini korurken öğrencilerin ve velilerin duygu, düşünce ve tepkilerinde de iniş çıkışlar yaşanmaktadır. Salgın süreci yaşantımızda pek çok değişiklik ve yeni düzenlemeler yapmamızı gerekli kıldı. Bunları yapmak, içinden geçtiğimiz bu sıra dışı sürecin getirdiği maddi ve manevi zorlukları yönetmek, belirsizlik, endişe gibi olumsuz duygularla mücadele etmek elbette kolay değildi. Halen bu zorluklarla baş etmeye çalışırken okulların açılmasıyla ilgili belirsizlik bir diğer zorlayıcı etken olarak gündemimizde. Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıkları, sağlık otoriteleri, eğitim bilimi uzmanları net bir çözümde buluşamazken farklı çözüm planları üzerinde tartışmaya devam ediyorlar. Bu karmaşada ebeveynlerin, öğrencilerin de aklı epeyce karışmış durumda. Okulların açılmasını destekleyenler veya sakıncalı bulanlar şeklinde iki kutuptan bahsetmek mümkün. Üstelik her iki tarafın gerekçeleri de haklılık gösteriyor.

Bu belirsizlik ortamında öğrenci ve velileri en çok etkileyebilecek durumlar belirsizlik karşısında tedirginlik, süreci kontrol edememe endişesi, enfekte olma korkusu, ayrılık kaygısı, okula uyumda zorluk, okulda karşılaşacağı değişiklikleri bilememe, yaş ve gelişim düzeyinin altında davranışlar sergileme, salgından korunmak için okuldaki önlemlerin yetersiz olduğunu düşünme ve tedirgin olmadır.  Peki bu sürecin olumsuz etkilerinden kendimizi ve çocuklarımızı korumak için neler yapabiliriz?

- Hayat kendi içinde “kontrol edebileceğimiz” ve “kontrol edemeyeceğimiz” pek çok durumu barındırır. Kontrol edebileceklerimiz kendi davranışlarımız ve kendi seçimlerimizdir. Bu bağlamda Kendimizin ve çocuğumuzun salgından korunma tedbirlerine uygun davranması için özenli olabiliriz. Maske, mesafe ve hijyen kurallarını genel bir ilke olarak öğretebiliriz.

- Çocuklarımızla duygularını ve duygularımızı paylaşabilir, sıra dışı ve zorlayıcı dönemlerde endişeli, korkmuş ve tedirgin hissetmenin “normal” olduğunu söyleyebiliriz.

- Ev içinde günlük bir plana göre hareket edebiliriz. Yemek, uyku, uyanma, serbest zaman kullanımı konularında planlama yapılması gerek uzaktan eğitim gerekse yüz yüze eğitim sürecinde son derece kolaylaştırıcı etki sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki özdenetim becerisi henüz tam olarak gelişmemiş çocukların sınıra ihtiyacı vardır. Ortaokul ve lise öğrencilerinde bu planlamanın öğrenci tarafından yapılması daha uygun olacaktır.

- Anaokuluna veya ilkokula yeni başlayan bazı çocukların ebeveyninden ayrılması zor olabilmektedir. Çocuğun yaşına ve gelişim seviyesine uygun olarak ayrılık kaygısı taşıyan tepkiler vermesi normaldir. Bu yıl, hem ayrılık kaygısı taşıyan yeni öğrencilerin hem de uzun süre fiziksel olarak okuldan ayrı kalan tüm öğrencilerin salgınla ilişkili yeni endişeleri olduğu bir gerçektir. Bu kaygılı başlangıç dönemi doğru psiko-eğitimsel önlemlerle aşılabilir. Bunun için okul yönetimi, öğretmenleri, psikolojik danışma ve rehberlik birimi, veli ve öğrenci iş birliği sağlanmalıdır.

- Çocuğunuzun yaş ve sınıf düzeyine uygun kısa okumalar, mini testler gibi etkinliklere gün içinde zaman ayırarak akademik süreçle bağının devam etmesini sağlayabilirsiniz.

- Yüz yüze eğitim durumunda salgınlıktan korunmayı sağlayacak materyalleri (maske, siperlik, el dezenfektanları vb.)  çocuğunuzun okul alışverişine dahil edebilirsiniz.

- Yaşadığımız bu salgın süreci bir kez daha herkes için esnek düşünebilmenin, uyum ve özdenetim becerilerinin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Çocuğunuzun duygu düzenleme, esnek düşünme ve özdenetim sağlama becerilerini destekleyebilirsiniz.

Uzm. Psk. Dan.
 Hülya VAROL